Prof. Dr. Halil İbrahim BÜLBÜL

Gazi Eğitim Fakültesi > Bilgisayar ve Öğretim Teknolojisi Eğitimi

 

 

Hayattan Dersler

 

 

Havuç, Yumurta, Kahve. . . . . . . Siz hangisisiniz?

 

 

Bir baba ile kızı dertleşiyorlarmış. Kızı hayatında çok sıkıntı yaşadığından ve bunlarla nasıl baş edeceğini bilemediğini söylemiş babasına. Hatta sorunlar ardı arkasına devam ediyormuş hayatında. Babası kızını dinlemiş, dinlemiş ve "gel,sana bir şey göstereceğim!" diye kızını mutfağa götürmüş.

 

 

Baba ünlü bir aşcı imiş. Ocağa 3 tane eşit büyüklükte kap koymuş, 3\'ünede eşit su koymuş ve3\'ününde altını aynı miktarda yakmış. Ve 1. kaba bir havuç, diğerine bir adet yumurta, diğerine ise de bir avuç çekilmemiş kahve çekirdeği koymuş. Ve her üçünü de tam 20 dakika pişirmiş. Daha sonra ateşi kesmiş. Masaya 2 tane tabak ve bir tane boş bardak koymuş ve, ilk önce haşlanmış havucu alıp bir tabağa koymuş.

 

 

Daha sonra artık epey pişmiş olan yumurtayı alıp bir tabağa koymuş. En sonunda da artık suya iyice sinmiş ve tam kıvamında kahve görüntüsü olan kahveyi de alıp bir bardağa boşaltmış. Kızına şu soruyu sormuş: "Kızım ne görüyorsun? " Kızı demiş ki: "Havuç, yumurta ve kahve. "Kızını elinden tutup masaya yaklaştırıp daha yakından bakmasını ve hissetmesini istemiş. Kızı demiş ki: "Ne görüyorum. . Haşlanmış yumuşak bir havuç (Bunu yaparken çatalı havuca batırmış ve yumuşaklığını hissetmiş), artık pişmekten içi katılaşmış bir yumurta( yumurtayı eline almış, hatta bir tarafından masaya vurup, çatlatmış ve içini görmüş) ve bir bardak kahve.

 

 

(

 

 

    gibi, içi yumuşak, her an kırılabilir bir kişi misiniz? Sorunlar karşısında (ölüm, ayrılık, krizler, vs. vs, ) , güçleniyor ve sertleşiyor musunuz? Yoksa bir kahve . çekirdeği gibi misiniz? Kahve sıcak suyu değiştirir, hatta suyun sıcaklığı en üst dereceye çıktığında, en lezzetli kahve ortamı hazır olur.  

 

 

 Lezzet maksimuma ulaşır. Eğer sen bu kahve çekirdeği gibi isen, çevrende ne kadar sorun olursa olsun, bunları olumluya çevirebilirsin. Çevrene güzel tatlar, duygular katarsın. Kendini ve çevreni daha iyi yapmak için çalışırsın.  

 

 

 

Katılımcıların hepsi bu cümleyi:

"THE GOD IS NO WHERE" diye okumuş .

Uzman acı acı gülümsemiş... "Tam beklediğim gibi" diye mırıldanmış. Bati ülkelerindeki seminerlerde katılımcılar bu cümleyi söyle okurlarmış:

 

 

 

 

 

Yani: "Tanrı simdi burada"...

 

  • Ters gidebilecek bir şey mutlaka ters gidecektir. Hatta tersliğin en az mümkün görüldüğü anda bile.
  • Siz süpermen değilsiniz.
  • Aptalca görünen bir şey işe yarıyorsa, o şey aptalca değildir.
  • Emin değilsen silahını dolu kabul et.
  • Eğer saldırı iyi gidiyorsa, pusuya düşmüşsündür.
  • Tüm beş saniyelik el bombaları üç saniyeliktir.
  • Kolay yol her zaman mayınlanmıştır.
  • Önemli olan şeyler daima basittir.
  • Basit olan şeyler daima zordur.
  • Eğer düşman menzil içinde ise sen de öylesindir.
  • Dost ateşi dostun ateşi değildir.
  • Yapabildiğin her şey vurulmana yol açabilir, hiç bir şey yapmaman da dahil.
  • Üstüne gelen düşman ateşinden daha isabetli olan tek şey, üstüne doğru gelen dost ateşidir.
  • İki taraf da kaybetmeye başladığına inandığı anda, ikisi de haklıdır.
  • Profesyonellerin ne yapacağını kestirebilirsiniz, ama dünya amatörlerle doludur.
  • Süngü kanunu der ki, mermisi olan kazanır.
  • Kusursuz planlar, kusursuz değildir.
  • Savaşta üniforması daha gösterişli olan taraf kaybeder.
  • Eğer düşmanı görebiliyorsan o da seni görebilir.

 

                        Müdür ve Bilgisayar

 
 

Bir şirkette genel müdür olarak çalışan bir adam, eksiksiz bir sağlık kontrolünden geçmek üzere doktora gider. Doktor, hastaneye yeni bir bilgisayar sistemi aldıklarını ve bu sistem sayesinde küçük bir idrar tahlili ile full check up yapabildiğini söyler. Harika der bizim genel müdür de, başlayalım öyleyse. Doktor, adama bir cam kavanoz vererek idrar için tuvalete gönderir. Bizim adam bir süre sonra, kavanozu dolu olarak geri getirir. Doktor, kavanozdaki numuneyi bilgisayara bağlı küçük bir konteynere döker. Bilgisayar ilginç sesler çıkartarak çalışır ve bir süre sonra yazıcısından uzunca bir döküm alınır. Doktor yazıcıdan gelen çıkışları uzun süre incelemeye koyulur. Adam dayanamayıp sorar: Noldu doktor, bir terslik mi varı, Bilgisayarın verdiği sonuçlara göre.. der doktor; bir terslik yok, ama tenisten mütevellit sağ bileğinizde bir kavis oluşmuş. Yapmayın doktor der bizim adam, ben meşgul bir adamım; ne tenis ne de golf oynarım. Bütün bunları yapacak vaktim yok; nasıl olur da sağ bileğimde tenis oynamaktan bir kavis oluşurı. Bunun üzerine doktor, bilgisayarın şimdiye kadar hiç yanılmadığını, asla hata yapmayacağını söyler ve ancak der; içinizin rahat etmesini istiyorsaniz, bu steril kavanozu yanınıza alıp eve götürün. Sabah kalkar kalkmaz da lütfen test için gerekli idrarı yapın. Sonra, doğruca buraya gelin, sizden ekstra bir ücret almadan testi yineleyelim. Bizim adam, tamam der ve arabasına atlayıp evin yolunu tutar. Bilgisayarın koyduğu teşhis canını sıktığı icin, bilgisayarlara hiddetlenir. Bütün dünyayı bu aptal makinelerin ele geçireceğini düşünür ve hiddeti daha da artar. Eve vardığında, bilgisayarın aklını başına getirmeye karar vermiştir. Arabadan iner inmez, kavanoza biraz idrar yapar ve sonra da; arabasının kaputunu açıp karterden bir kaç damla motor yağı alıp kavanozun içine damlatır. Eve girince de olup biteni karısıyla kızına anlatır. Onlardan da kavanoza bir miktar idrar yapmalarını ister. Onlar da bizimkinin isteğini yerine getirirler. Ertesi sabah, bizim genel müdür uyanır uyanmaz eline bir playboy alip bilgisayar için tasarladığı son hinliği yapmak üzere, kavanozuyla birlikte tuvalete girer. 15 dakika sonra tuvaletten çıktığnda yüzünde mutlu bir gülümseme vardır. Doğruca hastanenin yolunu tutar. Doktor, kendisini selamlayıp nasıl olduğunu sorar. Yüzünde hin bir gülümseme ile, iyiyim doktor, iyiyim der bizim adam. Doktor, bir yandan kavanozdaki numuneyi bilgisayarın konteynerine dökerken; bir yandan da, formunuzda gözüküyorsunuz bu sabah der. Az sonra bilgisayar yeniden tuhaf sesler çıkarmaya başlar. Birkaç dakika sonra da uzunca bir kağıt çıktısı gelir yazıcıdan. Doktor, bilgisayardan gelen belgeyi titizlikle incelerken, bizim adam bakalım senin bilgisayar bugün ne diyor doktorı der, sinsi sinsi gülümseyerek. Hımm... der doktor :

- Bilgisayarımıza göre, arabanızın yağ değişim zamanı gelmiş, kızınız hamile, karınız da bel soğukluğuna tutulmuş. Ayrıca, tuvaletlere girerken yanınıza böyle ha bire Playboy almaya devam ederseniz, bileğinizdeki kavis daha da kötüye gidecek. (Kaynak: http://www.mizzah.com)

Günlerden birgüüün... Ülkelerden birindeeee....!

Adamın biri çok uzun yıllar yurt dışında kaldıktan sonra ülkesine dönmüş. Havaalanından evine gitmek için bir taksiye binmiş. Yolda giderken yanında sigarası olmadığını hatırlamış ve şoföre bir markette durmasını, sigara alacağını söylemiş. Şoför gitmiş bir caminin önünde durmuş ve \'\'Buyrun beyim, sigaranızı alın" demiş.

Adam şaşırarak \'\'Nasıl yani , burası cami\'\' demiş. Şoför \'\'Beyim artık ticaret camilerde yapılıyor \'\' demiş. Şaşkınlığı artan adam \'\'Burası ibadet yeri değil miydi, hocalar, imamlar nerede... peki ibadet nerede yapılıyor \'\' diye sormuş.

Şoför \'\'Beyim ibadet üniversitelerde\'\' diye cevap vermiş. Adam \'\'Profesörler, doçentler nerede... eğitim.., eğitim nerede yapılıyor ?\'\' demiş.

Şoför sakin sakin \'\'beyim eğitim hapishanelerde\'\' diye cevap vermiş.

Adamcağız panik halinde :
\'\' Ya hapishanedeki hırsızlar, düzenbazlar nerede?\'\' deyince,
şoför cevap vermiş \'\'Beyim onlar da dokunulmazlık edinmeye gittiler\'\' .. (Kaynak: http://www.mizzah.com)

                             Eğitime İnternet darbesi ..

\"\"
(Kaynak: http://www.forumturka.net)

 

                              

                        \"\"

 

 

 

<table id="\&quot;AutoNumber2\&quot;" style="\&quot;BORDER-COLLAPSE:" collapse\"="" cellspacing="\&quot;0\&quot;" cellpadding="\&quot;0\&quot;" width="\&quot;100%\&quot;" border="\&quot;0\&quot;">

                          Bilgisayar salakları   1. Compaq "Press any key" komutunu "Press return key" şekline dönüştürmeyi düşünüyor. Neden? "Any" tuşu nerede sorusuna cevap vermekten baygınlık gelmiş. 2. Bir müşteri, üzerinde "toz koruyucu" olduğunda fareyi kullanmakta güçlük çektiğinden dert yanmış. Toz koruyucu dediğinin farenin plastik paketi olduğu ortaya çıkmış. 3. Disklerinin hatalı olduğunu savunan müşteriye "diskleri satıcıya yollayın" denmiş. Satıcının eline geçen mektuptan disklerin fotokopileri çıkmış. 4. Dell şirketinin bir müşterisi bilgisayarının faks çekememesinden şikayet etmiş. 40 dakikalık bir telefon görüşmesi sonucunda adamın kağıdı monitöre dayayıp "Gönder" tuşuna bastığı ortaya çıkmış. 5. Bir IBM müşterisi dökümanı yazıcıya aktaramadığından şikayet etmiş. "Bilgisayar yazıcıyı görüyor mu?" sorusuna karşılık "Ekranı yazıcıya doğru çevirdim ama hala görmüyor" cevabını vermiş. 6. Yeni aldığım bilgisayar çalışmıyor diye Dell firmasını arayan kadın sürekli "Ayak pedalına basıyorum basıyorum makinadan hiç ses gelmiyor" demiş. Ayak pedalı dediğinin fare oldugu ortaya çıkmış. 7. Novell Netware\'in ünlü hikayesi: NetWare: Buyrun SysOp. Adam: Bilgisayarın kahve taşıyıcıs kırıldı. Garanti kapsamındayım, ne yapmam lazım? Netware: Kahve taşıyıcı mı? Adam: Evet bilgisayarın önündeki! Netware: Pardon anlamakta güçlük şekiyorum. Bu kahve taşıyıcıyı nereden aldınız. Promosyon falan mı? Üzerinde bir marka var mı? Adam: Bilgisayarla birlikte geldi. Promosyon olup olmadığını bilmiyorum. Üzerinde 4X yazıyor. 8. Bir IBM müşterisi:" İlk disketi sürdüm. İkincisini sürerken çok zorlandım. Üçüncüsü asla içeri girmiyor."